• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
KÖTÜ NİYET TAZMİNATI NEDİR?

KÖTÜ NİYET TAZMİNATI NEDİR?

KÖTÜNİYET TAZMİNATI NEDİR?

 

Çalışma hayatına devlet tarafından sağlanan  destekler sayesinde katılım artmış ve bu süreç beraberinde uyuşmazlıkların da artmasına neden olmuştur. İşçi ve işveren arasında .iş akdine bağlı sürdürülen ilişkide güncel hayatın getirileri dikkate alındığında uyuşmazlık çıkmaması söz konusu değildir.

Tarafların sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemesi sonucunda sözleşme de yazıp yazmamasına bağlı olmaksızın yürürlükte ki İş kanunu tarafından ; yerine getirilmeyen sorumluluk nedeni ile mağdur olan tarafın zararının tazminini düzenlenmiştir.

Bu konuda Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı genel olarak gündemdeyken kanunda başka alternatif tazminat türleri olduğu da unutulmamalıdır. Bunlardan belki de en önemlisi Kötü niyet tazminatıdır.

Kötü niyet tazminatı kıdem ve ihbar tazminatı gibi 4857 sayılı İş Kanunda özel olarak 17 maddenin 6.fıkrasında 18 ve 21. Maddelere atıf yapılarak düzenlenmiştir.

KiMLER İÇİN SÖZ KONUSU OLABİLİR?

 

Bu tazminat Kıdem tazminatının aksine genel olarak işçi lehine mümkündür. Burada öncelikle işçi kavramını incelemek doğru olacaktır işçi Türk Dil kurumu tarafından yapılan tanıma göre ; İşçi ya da amele, tanımı başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. İşçi kavramı insanoğlunun mülkiyet kavramını geliştirmesinden sonra ortaya çıkmıştır. İşçinin bir başka yerde ki ve kanunen en önemli geçerli olarak kabul edilen tanımı ise ; İşçi, iş kanunu tarafından, hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi olarak tanımlanmaktadır. Buna göre işçiyi, “geçerli bir iş ilişkine dayanarak çalışan kişidir” biçiminde tanımlamak mümkündür. Burada özel olarak işçinin bir işverene bağlı olarak çalışması gerektiği bunun yanın da ; yaptığı iş nedeniyle ilgili işverenden bir ücret alması gerektiği özellikle düzenlenmiştir. İşçi bu tanımlara uyan ve aldığı ücret karşılığı hizmet , emek veren kişidir. Belirtmek gerekir ki işçi kavramı yalnız gerçek kişiler için mümkündür. Yani tüzel kişiler kanunda belirtilen şartlara sahip olması halide dahi işçi sıfatı kazanamazlar. Sözleşmeye bağlı hakkı ihlale konu olan işçi bunun öznesini oluştur. Ancak burada her işçi kastedilmemekte belirli şartlar aranmaktadır. Öncelikle iş sözleşmesi belirli bir süreye bağlanabilir ya da tarafların isteğine göre belirsiz süreli olarak yapılabilir ancak kanun belirli süreli yapmamak adına kıdem tazminatında karşı tarafı zarara uğratmak isteyen işveren için ayrıca ilgili İş Kanun da düzenlemeler getirmiştir. Kötü niyet tazminatı talebinde bulunan işçinin bu talepte bulunabilmesi için kanunda yazan hükümler çerçevesinde Belirsiz süreli iş akdine göre çalışıyor olması gerekmektedir. Çünkü zaten kanun kapsamında belirsiz süreli iş akdine taraf işçinin bir çok hakkı belirli süreli iş akdine sahip işçiye göre daha az korunmaktadır. Kötü niyet tazminatı  talebi için işçinin belirsiz iş sözleşmesi ile çalışıyor olmasına ek bir diğer şart ise İş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetli feshidir.. Burada iki nokta dikkat çekiyor. Öncelikle iş akdinin sonlandıran taraf işçi olamamalıdır. Sözleşmenin işveren tarafından fesih edilmiş olması gerekir. Buna ek olarak kanun burada kötü niyet aramıştır yani iş akdini sonlandıran işveren bu sonlandırma sırasında kötü niyete sahip olmalıdır. Burada bahsedilen kötü niyetten kast edilen kavram İş verene İş kanun tarafından verilen fesih hakkının kötüye kullanımı olarak anlaşılmalıdır. Bu şartların oluştuğuna kanaat getiren işçi mevcut hakkının talebini işverene yapmalıdır. Karşılık bulamaması halinde yasal yollara başvurarak hakkını arama yoluna gitmelidir. İşverenler adına kanunen sorumluluk mahiyetinde olan kötü niyet tazminatı diğer tazminatlardan bağımsız olarak talep edilebilir

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Ekonomi ve İş Dünyası Ekonomi ve İş Dünyası