• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI VE TARİHSEL SÜREÇTE TÜRKİYE AÇISINDAN GELİŞİMİ

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI VE TARİHSEL SÜREÇTE TÜRKİYE AÇISINDAN GELİŞİMİ

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI VE TARİHSEL SÜREÇTE TÜRKİYE AÇISINDAN GELİŞİMİ

İşçi veya işveren açısından söz konusu olabilen sendikalar ve buna bağlı sendikal haklar mevcut halini alana kadar ülkemizin tarihi içinde çok farklı süreçleri ; birbirinden farklı kısıtlamaları gördü.

Çağın gerekleri ve o dönemlerde uygulanan politikalar nedeniyle Türkiye işin sendikal haklar, sendika kurulumu , sendikaya üye olmak kısacası sendika kavramı batıya nazaran çok daha ilerleyen zamanlarda mevcut hale geldi.

Zaten tarih sayfalarını karıştırdığımızda Osmanlı İmparatorluğunun Sanayi devrimi sırasında yenilikleri takip edemediğini görüyoruz. Bu geri kalma etkisinin işçiye tanınan haklar bağlamında da göstermiştir. Osmanlı tarihinde 1830 ‘ lu yıllarda işçilerin ç alışma koşulları ile ilgili düzenlenen nizamnameler mevcuttu ancak bu nizamnameler işçileri çok ağır şartlarda İmparatorluğu hukuk sisteminde grev olarak tabir ettiğimiz iş bırakma vatan hainliği olarak görülüyor ve ona göre yargılama, cezalandırma yapılıyordu. Çünkü devlet buna üretimin durdurulması olarak bakıyordu.

Türkiye’de ki ilk  grevleri incelmek gerekirse 1872 yılında Kasımpaşa Tersanesi İşçileri ve Beyoğlu Telgrafhanesinde çalışan İşçiler tarafından yapıldığı görülür. İmparatorluğun son yıllarına doğru gelindiğinde bu tarz faaliyetlerde gözle görülür bir artış yaşanmaya başlamıştır ve işçiler yapılan haksızlara karşı koymaya başlamıştır. Özellikle 1908 yılında ‘ ‘ inci meşrutiyet gündeme geldiği sırada anayasal belirsizlik hüküm sürüyordu. Ve hak sahipleri bu belirsizlikten yararlanmak adına anayasa düzenlemeleri sırasında anayasaya ilgili hükümlerin koyulması için eşinden gelen her türlü çalışmayı yaptı.ve bu düzenlemelere dayanılarak İstanbul , Selanik gibi çeşitli bölgelerde çeşitli işkollarını temsil eden sendikalar kuruldu ve kurulumu izleyen kısa bir süre sonunda grev haklarını kullanmaya başladılar. Bu sırada siyasi yönetimde değişiklik oraya çıksa bile grev kavramına karşı ön yargının kırılamadığı apaçık ortadayken bunun aslında sadece mevcut iktidardan kaynaklanmadığı genel olarak tüm devlet yapısının greve karşı olduğu oraya çıktı. Bunun bir göstergesi de İttihat Terakki’nin işçilere uyguladığı sert yöntemlerden anlaşıldı.

Ancak bu süreç Cumhuriyetin ilanı ile değişime uğradı , öncelikle hızla gelişen sanayi ve bu sanayiye devlet destekli yapılan yatırımlar kısa süre de sanayinin gelişimini sağladı ve böylece kitlesel anlamda işçiler ortaya çıktı maalesef Osmanlı bu konuda çok geri kaldığı için sanayileşmenin geri kalmış olması nedeniyle kitlesel işçiler yoktu .Ancak asıl sanayileşme girişimlerinin yapıldığı tarihi incelemek gerekirse bu gelişmelerin 1930 yılı ve sonrası ortaya çıktığı görülür.1930 yılı ve sonrasında kurulan Sümerbank , Şeker fabrikaları , Kömür işletmeleri , Türk petrolleri , Kağıt fabrikaları , Demir çelik fabrikaları devletin desteğiyle ortaya çıkmış ve sanayileşmeyi ; buna bağlı olarak sendikal hakların ortaya çıkışını hızlandırmıştır. Artan sanayi  beraberinde hızlı bir artış gösteren işçi sayısını da beraberinde getirdi. Ancak işçi sınıfının git gide kalabalıklaşmasına rağmen bun işçilerin bir örgütlenme yapmasına bir sınıf oluşturmasına izin verilmiyordu.

Bu sürecin işçileri zorlaması ardından 1936 da ilk iş kanunu çıkartıldı ve böylece işçiler için bir umut doğdu. Bu sırada dünyada demokrasi yeni bir akım haline geldiği için bunun gerisinde kalmak istemeyen Türkiye’de de çok partili hayata geçildi ve ardından bir çok değişiklik yapıldı.1945 yılında ve 1946 yılında yapılan yenilikler işçilere destek vermeyi amaçlasa da sendika olmadan bunun mümkün olmayacağı görülüyordu . Her ne kadar Çalışa Bakanlığı , İş bula kurumu ve İşçi sigortaları kurumu kurulsa da bu eksikliği giderme yetmiyordu.

Nihayet çabalar sonuç gösterdi ve 1947 yılında ilk kez sendikalar kanunu çıkartıldı. Bu süreç ilgili kanun kapsamında üyelerin grev hakkının kazanımı için çabalarıyla devam etti.

Mevcut siyasi iktidar bu konuda vaatlerini yerine getirmeyince Sendikalar kanuna göre faaliyete geçmiş sendikalar kendi aralarında birleşerek Türk iş sendikasını ortaya çıkarttılar. Daha sonraki eylemlerde açıkça bir grev yasasına ihtiyaç olduğu belirtildi ve bu saatten sonra devlet bu taleplere tepkisiz kalamazdı. 1961 yılında yapılan anayasa ilk kez açıkça grev hakkına yer verdi. Ancak bu da yeterli gelmeyince önceleri sadece anayasada grev hakkı olarak geçen bu hak için yeni bir kanun yapılması gerektiği anlaşıldı ve bu nu izleyen 1963 yılında  Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu Sözleşme Grev Yasası hazırlandı1967 yılında bu gelişmelerden sonra farklı faaliyet alanlarında bir çok sendika kurulmaya başlandı. T. Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş, Gıda-İş ve Zonguldak Maden İşçileri Sendikaları buna örnek verilebilir. Seslerini duyurmak isteyenlerce bir çok etkili grev ve direniş yaşandı.

1976 yılında 1 mayıs kutlamaları başladı . Yaygın ve uzun süreli kitlesel grevlerle 1980 yılına kadar süreç bu şekilde ilerledi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

escort kuşadası escort kayseri escort bodrum escort bodrum bodrum escort escort kuşadası escort kuşadası